0533 926 3111

SERVİS ÖNERİLERİ

BUJİ

Bujinin Görevi

Bobin tarafından oluşturulan yüksek gerilimi yanma odasına iletmek ve yoğunlaşmış yakıt hava karışımını elektrik kıvılcımı yoluyla elektrodlar arasında ateşlemek.Bujinin iyi çalışmasını sağlayan en önemli unsur kıvılcım boyudur.

Motor ve Buji

Bujideki tırnak aralığı ideal konumunda değilse,buji yeni olsa bile yakıt-hava karışımı iyi ateşlenmez.Buna bağlı olarak da motorun yanma odasındaki patlama zayıflar ve motorun gücü azalır.Araçtaki yakıtın çoğu yanmadan egzosdan çıkar ve yakıt sarfiyatı artar.

Üzerinde yağ birikintisi varsa

Motordaki yanma odasına fazla yağ girmesi sonucu oluşur. Bunun sonucunda kıvılcım olması gerekenden daha az gerçekleşir.Otomobilin performansı düşer,yakıt tüketimi artar. Bu gibi durumlarda motor revizyondan geçirilmelidir.

Üzerinde Kurum Oluşmuşsa

Karbüratör ve enjeksiyon ayarında bozukluk oluşmuş demektir.Bu gibi durumlarda motorda ateşleme kesikliği olur ve soğuk havalarda araç zor çalışır.Çözüm için hava filtresinin kontrol edilmesi,karbüratör ve enjeksiyon ayarının yapılması gerekir.

Buji nasıl çalışır

Merkez elektrottan toprak elektrota atlayan kıvılcım,çevresindeki yakıt-hava karışımının yanma işlemini başlatır

Ne zaman değiştirilmeli

Normal bakım zamanlarında. Ayrıca aracınız normalin üzerinde yakıt tüketiyorsa, motorunuzda ateşleme kaçağı olduğunda, ve motorunuzun performansında azalma olduğunda yine ilk bakılacak yerlerden biri bujilerinizdir.

Hava filtresine bakın

Hava filtresinin her zaman temiz durumda bulunması gerekir, temizlemek veya kullanılmayacak durumdaysa değiştirmek gerekir. Çünkü kirli bir filtre, yetersiz hava demektir ki bu da fazla yakıt yakmanın en başta gelen sebeplerindendir.

Sayfa başına dön

Otomatik Şanzıman

Vites hangi konumda olursa olsun, aracı durdurduğunuzda frene basınız ve ayağınızı gaz pedalından çekiniz.

Vitesi değiştirdiğinizde vitesin yeni konumunu mutlaka gösterge paneli üzerindeki vites konum göstergesinden kontrol ediniz.

Not: Vites konumları modelden modele değişebilmektedir. Şöyle ki;

PARK KONUMU (P)

Park konumu, şanzımanı mekanik olarak kilitlediği için, aracınızı, freni kullanarak tamamen durdurduğunuz zaman bu konumu kullanınız. Motoru durdururken yada çalıştırırken de park konumunu kullanınız. (Vites P veya N konumunda olmadan bazı yeni modellerde kontak anahtarı çıkmaz)

GERİ VİTES KONUMU (R)

Şanzımanı geri vitese takmadan önce freni kullanarak aracınızı tamamen durdurunuz. Tam durma sağlandıktan sonra geri vitese takın.

BOŞ KONUMU (N)

Boş konumunu motor kendiliğinden durduğunda aracı yeniden çalıştırmak için yada kısa bir süre rölantide çalıştırmak gerektiğinde kullanınız.

SÜRÜŞ (D4) KONUMU

Normal sürüş için bu konumu kullanınız

SÜRÜŞ (D3) KONUMU

Bu konum şanzımanın ilk üç dişliyi kullanmasını sağlar, çabuk hızlanma ve rampa inerken motor freni sağlamak için kullanılır. D3-D4 konumu olmayan araçlar, vites D konumunda iken Over Drive (ya da bazı araçlarda HOLD) devreye sokulduğunda D3 konumuna gelir. Over Drive devrede değilken vites D4 konumuna gelir.

İKİNCİ (2 / L) KONUM

Bu konum şanzımanın 2.viteste kilitlenmesini sağlar, böylece rampa inerken daha fazla motor freni sağlar. Bu konumu kaygan yüzeyde yada karda kalkış yaparken kullanınız, patinajı önlemeye yardımcı olur.

BİRİNCİ (1) KONUM

Bu konum şanzımanı birinci viteste kilitleyerek dik bir rampadan inerken daha fazla motor freni yapmanızı sağlar.

Sayfa başına dön

Lastikler

Güvenli bir kullanım için; lastikleriniz uygun tip ve ebatta, yeterli diş derinliğinde, yeterli hava basıncında olmalıdır. Lastiklerinizin genel durumunu her gün gözle, hava basınçlarını da her ay ( yada 500 km de bir ) kontrol etmenizi tavsiye ediyoruz.

Düşük hava basıncıyla kullanılan lastik aşağıdaki durumlara yol açar:

Yüksek hava basıncıyla kullanılan lastik aşağıdaki durumlara yol açar:

Lastik hava basınçlarını, lastikler soğukken ölçmeye dikkat ediniz.

Lastiklerdeki aşırı aşınma

Aracın yola tutunmasının azalması demektir. Çekişin düşmesine, fren mesafesinin uzamasına, dolayısı ile kazalara neden olur. Aşınma şu şekilde kontrol edilir; aracınızın lastik dişlerinde, aşınma seviyesini gösteren özel işaretler vardır. İşaretler görünür hale geldiğinde, lastiklerde 1.6 mm'den daha az bir diş derinliği kaldığını gösterir. Eğer lastiğinizin üzerinde üç veya daha fazla bölgede bu işaretlerin diş derinliği ile aynı seviyede olduğunu görürseniz, lastiğinizi değiştirmenizi tavsiye ederiz .

Islak Zeminde Kayma Durumu (Aqua Planning)

Lastikle yol düzeyi arasında su tabakası varsa, ıslak zeminde kayma meydana gelebilir. Bu durum aracın yol tutuşunun azalmasına ve hem frenlemede, hem de direksiyon hakimiyetinde tehlikeli durumlara yol açar.

Lastikte İstenmeyen Esneme Durumu

Bu durum genellikle aracın, düşük hava basınçlı lastikler ile yüksek hızda kullanıldığı zaman meydana gelir ve lastikler aşırı ısınmaya, istenmeyen esnemeye ve direksiyon hakimiyetinin azalmasına yol açar.

Sayfa başına dön

Kışa Hazırlık

Kışa hazırlıksız yakalanmamak için mutlaka püf noktalarına dikkat edin ve aracınızı iyi bir kontrolden geçirin.

Aşırı soğuk, kar ve buz, sürüşü çok tehlikeli hale sokabiliyor. Normal zamanda sürücünün başına geldiğinde sorun olmayan bir olumsuzluk, kış şartlarında ölümcül olabiliyor. Bu sebeple, koruyucu kış bakımı büyük önem taşıyor. Karlı kış şartlarında hasar ve yaralanmalı kazalardan korunmanın en iyi yolunun, 'mecbur kalmadıkça taşıt kullanmamak' olduğu bildiriliyor. Bakımlı bir araçla kış şartlarında sürüşün çok zevkli olduğunu bilerek, en iyi planlama kılavuzunun, aracın kataloğu olduğunu hatırlatırız.

Kışa girmeden önce alınması gereken bazı önemli tedbirler şöyle sıralanabilir:

Normalde çok iyi çalışmayan bir motorun, kötü hava şartlarında çok daha zor çalıştığını veya hiç çalışmayabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Motorunuzda zor marş, bozuk rölanti ve avans ayarı, stop etme, düşük güç gibi sürüş problemleri varsa, servisinize gidiniz. Yakıt sistemindeki nemin donmasını önlemek için , yakıt deponuzu yarıdan fazla dolu tutun. Dolu tutulan yakıt deposu, borulardaki donmayı önleyecektir. Motorun yağını ve yağ filtresinin de katalogda belirtilen sürelerde (genellikle her 10 bin -15 bin kilometrede bir) değiştirilmesi gerekir. Soğutma sisteminin, dört yılda bir tamamen boşaltılıp yıkanarak tekrar doldurulması gerekir, motor tamamen soğumadan radyatör kapağının açılmaması gerekir. Termostatın çalışıp çalışmadığı, kayışların, kelepçelerin ve hortumların sıkılık ve durumlarının kontrol edilmesi gerekir.

Aküye dikkat

Aşınmış, sertleşmiş sileceklerin değiştirilmesi gerekir. Kışa girmeden önce akünüzü kontrol ettiriniz. Zayıfsa şarj ettiriniz veya eski ise değiştiriniz. Sizin yapabilecekleriniz, kutupları ve kablo başlarını tel fırça ile fırçalamak, tüm yüzeyleri temizlemek, bağlantıları sıkmak olabilir. Eğer kapakları açılıyorsa, akünün içerisindeki sıvı seviyesini kontrol edebilir, eksikse saf su ekleyebilirsiniz. Akü yüzeyindeki artıklara dokunmayınız, akü ile çalışırken gözlük ve lastik eldiven giyiniz.

Tüm sürücülerin korkulu rüyası olan kar ve buzlanmaya karşı yapılması gerekenler o kadar da zor değil.

Hemen hemen tüm sürücülerin korkulu rüyası haline gelen kar ve buzlanmaya karşı güvenli sürüş için yapılması gerekenleri yeterince biliyor musunuz? Kötü hava şartlarında güvenli sürüş için, sürüş tekniğinin yanında, araçta bulundurulması gereken malzemeler de önemli rol oynuyor. Bu arada karlı ve buzlu havada trafiğe çıkacak sürücülerin sürüş stilini yol ve hava şartlarına uydurmak ve her zamankinden daha dikkatli araç kullanmak büyük önem taşıyor. Bir kazadan kaçınmanın en iyi yolu önceden tahmin etmektir. Bu nedenle önünüzdeki araçla aranızdaki takip mesafesini normalin iki katına çıkarın. Manuel şanzımanlı araç kullananlar debriyaj pedalını dikkatli kullanmalı, pedalı sertçe bırakmamalı. Otomatik şanzımanlı araç kullananlarsa hızlanmalarda asla gaz pedalına sonuna kadar basılmamalıdır.

Buzlu ya da karla kaplı bir yokuş inerken mümkün olduğunca motorun frenleme gücünden faydalanılmalı, belirli aralıklarla fren pedalına hafifçe basılmalıdır.

Cam ve silecek süpürgeleri arasına karton koyarak soğuk gecelerde sileceklerin donup cama yapışmasını önlemeye çalışabilirsiniz...

Camlar buğulandığında ise yan camlardan birini hafifçe aralayın, havalandırmayı en sıcak konuma getirin, fanı en yüksek hıza getirip ön cama yönlendirin.

Sağlam bir çekme halatı, takoz, yedek ampuller, eldiven ve sizi sıcak tutacak yedek giysiler istenmeyen durumlardan kurtulmanızı kolaylaştıracaktır.

Öndeki aracın izinden giderek patinaj riskini azaltabilirsiniz.

Kar küreği, buz kazıyıcısı ve buğu çözücü spreyler otomobilini açık havaya park eden sürücüler için en gerekli ekipmanlar arasında yer alıyor.

Yolda kaldığınızda açlığınız bastıracak ve enerji verecek bir paket çikolata da otomobilde bulunmalıdır.

Sayfa başına dön

Dış Bakım

Aracınızı düzenli olarak yıkamanız ve cilalamanız otomobilinizin YENİ görünmesini sağlayacaktır. Toz ve kir boyanın çizilmesine neden olur, ağaçlardan dökülen serpintiler ve kuş dışkıları boya üzerinde kalıcı hasarlara yol açabilir.

Aracınızı gölge bir ortamda yıkamanızı tavsiye ediyoruz. Eğer aracınızı güneşin altına park ettiyseniz, gölgeye çekiniz ve boyanın parlaklığını yitirmesini önlemek için, aracınızı yıkamaya başlamadan önce dış gövdenin soğumasını bekleyiniz.

Boyanın en üst katmanında cila bulunur ve boyayı, güneşin, hava kirliliğinin ve benzeri durumların etkilerinden korur. Bundan dolayı, aracınızı yeni iken cilalamanız önerilir.

Aracınızı yaz mevsiminde cilalarken, boya üzerinde lekeler oluşmasını önlemek için cilayı dış gövdenin soğumasının ardından gölge bir yerde sürmeniz tavsiye edilir.

Camların içini ve dışını silmek için 1'e 10 oranında sirke-su karışımı kullanabilirsiniz. Bu camların iç kısmında meydana gelen buğuyu önleyecektir. (Arka cam rezistansı camın içerisine yerleştirilmiştir. Camı temizlerken çok bastırmayınız ve yatay yönde siliniz)

Kış mevsiminde yollarda kullanılan aşındırıcı maddeler tuz içerdiği için paslanmaya yol açabilirler. Aracınızın alt kısmını temizlemek için yüksek basınçlı su kullanmanızı tavsiye ederiz. Bu işlemi, nemli iklime sahip ve havası tuzlu olan bölgelerde de uygulamak iyi bir yöntemdir.

Sayfa başına dön

KLİMA

Klimanın doğru kullanılması, aracın iç ortam konforunu arttırır ve dört mevsimde camların buğulanmaması sayesinde güvenli araç kullanımını sağlar.

Güneşte arabanızı park ettiğinizde, aracın içi fazla ısınır. Hızlı bir şekilde soğutabilmek için aşağıdaki işlemleri yapınız.

Klima, havayı soğuturken nemide alır. Isıtıcıyla birlikte kullanıldığında içeriyi sıcak ve kuru hale getirir.

İç ve dış hava sıcaklıkları arasındaki farklılık camların içinde buğulanmaya neden olabilir. Tüm mevsimlerde camların iç tarafında buğulanmanyı çözmek için;

Soğuk havalarda park edilmiş araçta oluşan dıştaki donmayı, aracın ön ve yan camlarında oluşan buzlanmayı çözmek için;

Klimadan Gelen Beyaz Duman

Bu, nemden kaynaklanmaktadır. Klimada herhangi bir arıza olduğunu göstermez ve aşağıdaki durumlarda oluşabilir.


Sayfa başına dön

ABS Hakkında

ABS, kullanıldığı taşıtın kararlılığını, manevra ve durma yeteneğini artırabilen bir fren sistemidir. Dört-tekerlek ABS, tekerlek kilitlenmesini önleyerek, sürücülere acil frenleme durumlarında kararlılık ve yön kontrolü sağlamaktadır. İlk kez 1936 yılında Almanya'da geliştirilen ve patenti alınan ABS, Almanca "antiblockiersystem." teriminden kısaltılmıştır ve ingilizcesi de benzer anlamdaki Anti-lock Brake System dir. ABS, her tekerlek poyrası üzerinde dönme hızını algılayarak tekerleklerin çekiş kaybettiği ve kilitlenmek üzere olduğunu algılayan sensörlere sahiptir. Elektronik kontrol ünitesi (ECU- Electronic Kontrol Unit) bu sinyalleri değerlendirerek, fren basıncını değiştirmek yoluyla tekerlek kilitlenmesini önleyen hidrolik kontrol ünitesine (HCU- Hydraulic Kontrol Unit) komutlar gönderir.

ABS nasıl çalışır?

Sürücü dört-tekerlek ABS 'li bir taşıtın fren pedalına sertçe bastığında, sistem otomatik olarak fren basıncını dört tekerlekte düzenleyerek, tekerlek kilitlenmesini önlemek üzere her tekerleğin fren basıncını bağımsız olarak ayarlar. ABS, frenleri saniyede 18 defaya kadar pompalayarak, sürücülere belirli ölçüde yönlendirme yeteneği kazandırmaktadır.

Dört tekerlek ve iki arka tekerlek ABS'lerin farkı Dört-tekerlek ABS, acil durma koşullarında taşıt kararlılık ve geliştirilmiş manevra yeteneğini sürdürmek için tasarlanmıştır. Dört-tekerlek ABS donatılmış bir taşıtta frenleme sistemi, dört tekerleğin her birinde tekerlek kilitlenmesini önleyerek, sürücüye geliştirilmiş yönlendirme kontrolü sağlamak için frenleme basıncını düzenler.

Arka-tekerlek ABS ise, daha çok kamyonet, minibüs ve spor taşıtlarda görülmekte ve sadece arka tekerleklerin tekerlek kilitlenmesini önlemek için kullanılmaktadır. Bu sistem sürücüye doğrultu kararlılığını sürdürmek ve taşıtın arkasının yanlara kaymasını önlemekte yardımcı olmaktadır. Arka-tekerlek ABS sistemlerinde ön tekerleklerin hâlâ tıpkı geleneksel frenlerdeki gibi kilitlenme eğilimi vardır. Eğer kilitlenme olursa, sürücü fren pedal basıncını ön tekerleklerin tekrar dönmeye başlamasına yetecek kadar azaltmalıdır. Böylece sürücü taşıtı yönlendirebilir.

ABS'nin çalıştığı nasıl anlaşılır

ABS'lerin çoğunda sistemin etkin hale gelmesi sürücü tarafından anlaşılabilmektedir. Sürücü mekanik bir ses duyar ve bazı basınç dalgalanmalarını veya fren pedalının sertliğinin daha da arttığını hisseder. Gürültü işitildiğinde veya basınç dalgalanmaları hissedildiğinde, ayağın fren pedalında tutulması önemlidir. Sert basınç uygulamasına devam edilmelidir.

ABS ile yapılması ve yapılmaması gerekenler

Uygun kullanılması halinde dört-tekerlek ABS güvenli ve etkin bir frenleme sistemidir. Maksimum güvenlik ve sistemin tüm avantajlarından yararlanmaları için, sürücülerin ABS sistemlerinin nasıl çalıştığını doğru olarak bilmeleri ve uygulamaları gerekmektedir. Bu kurallar aşağıda sıralanmıştır

Ayağınızı frenin üzerinde tutun

Yönlendirme yaparken dört-tekerlek ABS'nin uygun çalışmasını sürdürmek için fren üzerinde sert ve sürekli basıncı koruyun. Fren pedalı salınımlar yaparken bile freni pompalamaktan kaçının. Ancak, arka-tekerlek ABS ile donatılmış taşıtlarda, ön tekerleklerin geleneksel frenler gibi kilitlenme eğilimi vardır. Eğer kilitlenme olursa, sürücü taşıtı yönlendirebilmek için, fren pedal basıncını ön tekerleklerin tekrar dönmeye başlamasına yetecek kadar azaltmalıdır. Durmak için yeterli mesafe bırakın.

İyi koşullarda öndeki taşıtlar üç saniye, kötü koşullarda daha fazla süre geriden takip edilmelidir.

ABS ile sürüş pratiği yapın

ABS çalışırken meydana gelen basınç dalgalanmalarının nasıl hissedildiğini öğrenin. Acil frenleme yapmak için boş alanlar ve park yerleri uygun olabilir.

Aracın kullanım kataloğuna bakın

ABS ile ilgili ilave sürüş bilgileri için aracın kataloğuna bakmayı ihmal etmeyin.

ABS'li taşıtı çılgınca kullanmayın

ABS'li taşıt size virajları hızlı dönme, şeritleri ani değiştirme veya ani manevralar yapma hakkı vermez. Bu tür davranışlar ne uygun ne de güvenlidir.

Frenleri pompalamayın

Dört tekerlek ABS'li taşıtlarda freni pompalamak, sistemi açıp kapatmaktadır. ABS frenleri sizin yerinize otomatik ve çok daha hızlı oranda pompalamakta ve iyi yön kontrolü sağlamaktadır.

Direksiyonu unutmayın

Dört tekerlek ABS, acil frenleme durumunda sürücünün yön kontrolü yapmasını sağlar. Yönlendirme sırasında taşıt tam olarak duruncaya kadar, ayağınızı fren pedalına sertçe basılı olarak tutun. Ayağınızı fren pedalından ayırmayın zira bu ABS'yi ayırır. ABS ile frenleme sırasında yönlendirme yeteneğiniz olsa bile, taşıtınız kaygan yolda kuru yoldaki kadar keskin dönemeyebilir. Arka-tekerlek ABS'li taşıt kullanan sürücüler dikkatli ve sertçe fren yapmalı ve tekerleklerin kilitlenmeye başladığını hissettiklerinde, basıncı bir miktar azaltmalıdırlar.

ABS-donatılmış taşıtla fren yaparken meydana gelen mekanik gürültüler ve/veya küçük pedal titreşimlerinden paniklemeyin. Bu koşullar normaldir ve sürücünün ABS'nin çalıştığını anlamasını sağlar.

ABS genellikle geleneksel frenlerden daha çabuk durdurur ancak, fizik kanunlarını değiştiremez.

ABS genellikle ıslak yüzeylerde ve buzlu veya sertleşmiş kar kaplı yollarda iyi frenleme sağlayabilmektedir. Her ne kadar genellikle geleneksel sistemlerdeki sert frenlemede karşılaşılan tehlikeli tekerlek kilitlenmesi kadar olmasa da, kumlu çakıllı yollarda veya yeni yağmış kardaki frenlemede durma süreleri daha uzun olabilir.

Sayfa başına dön

ASR Hakkında

ASR (Acceleration Slip Regulation - ivme kayması kontrolü) sistemi, frenler ve motor yönetim sistemini birlikte kontrol ederek, tahrik tekerleğinin çekiş yeteneği kaybolduğunda bu durumu algılayarak tekerlek hareketini yavaşlatmakta ve kaymalarını önleyerek, sürücüye yanal ve uzunlamasına dinamik kontrol yeteneği sağlamaktadır. Bu özellik, özellikle çekiş yeteneğinin azaldığı kumlu, karlı, yağmurlu yol koşullarında yararlı olmaktadır.

Sistem, yol yüzeyinin durumuna göre veya performansın fonksiyonu olarak en uygun sürüş kontrolünü sağlamaktadır. Hangisi olursa olsun, sistem motor tarafından gönderilen torku azaltmak yoluyla devreye girer veya ABS ile koordineli olarak her bir tekerleği bağımsız olarak frenler.

Çekiş kontrolü de ABS gibi modern taşıtlar için önemli bir güvenlik özelliği haline gelmektedir. Ancak yeteneklerinden tam olarak yararlanmak için, geleneksel sürüş stillerinden buna bilinçli bir geçiş yapmak gerekmektedir. Çekiş kontrol yeteneği olan bir taşıta sahipseniz, ABS'de olduğu gibi sistemin karakteristiklerini öğrenmek için güvenli bir alan bularak test sürüşleri yapın. İlave sürüş bilgileri için aracın kataloğunu okumayı da ihmal etmeyin.

Sayfa başına dön

Motor Hararet Yaparsa

Aracınız soğutma suyu eksikliği yada mekanik bir arızadan dolayı hararet yapabilir. Motor hararet yapmışken aracı kullanmaya devam ederseniz, motorda ciddi hasarların meydana gelmesine yol açabilirsiniz...

Kaputun altından buhar yada su fışkırıyorsa ve soğutma fanı çalışmıyorsa:

Motoru durdurunuz
Kaputu açmayınız, su yada buhar çıkışı durana kadar bekleyiniz
Soğutma suyu sisteminde gözle görülür bir kaçak olup olmadığını kontrol ediniz. Herşey hala çok sıcaktır, bu yüzden son derece dikkatli olunuz.
Eğer gözle görülür bir kaçak yoksa radyatör yedek deposundaki su seviyesini kontrol ediniz. Seviye MIN işaretinin altında ise, depoya MIN ve MAX İşaretlerinin ortasına kadar soğutma suyu ekleyiniz.
Eğer Depoda hiç soğutma suyu yoksa, radyatöre de soğutma suyu eklemeniz gerekmektedir.

DİKKAT!!! Radyatör kapağını açmadan önce mutlaka motorun ve radyatörün soğumasını bekleyiniz. Aksi takdirde soğutma suyu üstünüze fışkırarak ciddi şekilde yaralanmanıza yol açabilir.

Motoru çalıştırınız ve kullanıcı el kitabına uygun olarak soğutma suyu ekleyiniz.

Kaputun altından buhar yada su fışkırmıyorsa ve soğutma fanı çalışıyorsa:

Buhar veya su görmezseniz, motoru çalışır durumda bırakarak, hararet göstergesini gözleyiniz. Eğer hararetin nedeni aşırı yük ise, motor kısa bir süre sonra soğumaya başlayacaktır. Eğer soğumaya başlarsa, hararet göstergesi orta seviyelere inene kadar bekleyin ve daha sonra kontrollü olarak aracınızı kullanmaya devam edin.

Sayfa başına dön

Antifirizle İlgili

Kış aylarının en önemli koruyucusu olan antifrizlerle ilgili yeterince bilgi sahibi misiniz?

Kış aylarında otomobiller için son derece önemli bir koruyucu olan antifriz, bilinenin aksine sadece kış mevsiminde değil 4 mevsim kullanılır. Antifrizin 4 mevsim kullanılabilmesinin nedeni ise içeriğindeki katıklarla aynı zamanda metal ve alaşımlarını paslanma ve aşınmaya karşı koruması ve kışın donmayı önlediği gibi, yazın da harareti önlemesi.

Donma noktasına dikkat

"Ne kadar çok antifriz kullanırsam o kadar çok koruma sağlarım" düşüncesi de yanlış. Donma noktası -12 derece olan saf antifriz, su ile karıştırıldığında donma noktası -65 dereceye kadar düşüyor. Ancak antifriz + su karışımında antifriz oranı arttıkça donma noktası bir dereceye kadar düşüyor, daha sonra tekrar yükseliyor. Bu nedenle doğru miktarda su ile karıştırılması önemli. Su oranı yüzde 70'i aşarsa donma yüzde 30'un altına düşüyor ve hararet tehlikesi baş gösterir.

Türkiye iklim koşullarında maksimum koruma için yüzde 33 ila yüzde 50 arasında antifriz kullanımı tavsiye ediliyor. Karışım yaparken sert sulardan kaçınılması gerekiyor. Çünkü sert sular antifrizin içindeki koruyucu katıkların etkisini azaltıyor. Bu nedenle musluk suyu yerine yumuşatılmış ve distile edilmiş su kullanılması tavsiye ediliyor.

Antifirizler farklı olabilir

Antifriz değişiminin iki yılda bir defa yapılması gerekiyor. Ancak bu konuda en doğrusu, araç üreticisinin tavsiyesini dinlemektir. "Bütün antifrizler birbirlerinin aynısı" olduğu görüşü de yanlış bilinenler arasında yer alıyor. Çünkü, piyasadaki antifriz ürünleri arasında büyük oranda kalite farkı vardır. OAT (organik asit teknolojisi) ile üretilen antifrizler içeriğindeki katıkların kimyasal özellikleri sayesinde hem daha uzun ömürlüdürler hem de aşınmaya karşı daha iyi koruma sağlarlar. Genel maksatlı antifrizler normalde yılda bir defa, ekleme yapılmadan değiştirilir. Gelişmiş antifrizler ise daha uzun ömürlü olduklarından 4 yıla kadar kullanılabilmektedir.

Sayfa başına dön

Akü Hakkında

Akü suyunu ve terminallerin durumunu sık sık kontrol etmek akünün ömrünü uzatır.

Klima en fazla yaz mevsiminde kullanıldığı için, akü seviyesini düzenli olarak kontrol etmenizi tavsiye ederiz.


Sayfa başına dön

Fren Sistemi

Rampa inerken vitesi küçülterek yada ayağınızı gaz pedalından çekerek motor freni yapmak sureti ile frenleri takviye edebilirsiniz.


Sayfa başına dön

Uzun Sürüş Öncesi


Sayfa başına dön

Yakıt Tasarrufu

Gaz pedalına sonuna kadar basmadan da hızlı gidilebilir. Bunun için otomobili fazla zorlamadan hızlandırmak ve hızı korumaya çalışmak yeterlidir. Otomobiliniz enjeksiyonlu ise yokuş aşağı inerken gaza basmayın. Bu sistemler motor çalışır durumda ve araç viteste iken ayak gazdan çekildiğinde yakıt akışını kestiği için hiç yakıt tüketmez. Ancak yokuş aşağı inerken kesinlikle vitesi boşa atmayın ve kontağı kapatmayın. Kontak kapatıldığında fren sistemi çalışmadığı için yapılacak birkaç santilitrelik benzin tasarrufuna karşılık ciddi kazalarla karşı karşıya kalınabilir.

Yokuş çıkarken az yakıt tüketmek için yüksek viteste tam gaz yapmaktansa daha düşük viteste yarım, hatta çeyrek gaz yapmak daha doğru olur. 90km'den sonraki her 1 km artış yakıt tüketimini %1 oranında arttırır. Saatte 120 km hızla giden bir araç 80 km hızla giden bir araca göre %25 daha fazla yakıt tüketir. Yakıt tüketimini arttıran yüksek devirli sürüşten kaçınınız; ancak az yakıt tüketmek için çok düşük devirlerde kullanılan bir otomobilin motoru daha çabuk yıpranır. Bu da yakıt tüketimini azaltarak yapılan tasarrufun tamir ve yedek parçaya verilmesine neden olur. Bu sebeple aracınızı optimum devirde kullanın.

Sayfa başına dön
İstanbul Yolu 8.km Erciyes İşyerleri Sitesi
7.Cadde No: 34 Yenimahalle - Ankara
Tel: (0312) 397 8182 Faks: (0312) 397 1705
Master KartVisa Kart